Palamut Kral (Öykü)

Forsaken Saga Viki sitesinden


Palamut Kral'ın Ruh ve Deri Eşi olan Palamut.

Palamut Kral, Şafakcan Bayrak tarafından yazılmış olan ve Alacakaranlıktan Şafağa Serisi dahilinde bulunan, serinin başlangıcından binlerce yıl öncesinde yaşamış olan Palamut Kral isimli karakterin hayatının kısa bir bölümünü anlatan kısa bir öyküdür. Öykü kısa hikayeler bütünü olan ve çevrimiçi olarak ücretsiz şekilde yayınlanan, Alacakaranlıktan Şafağa Öyküler isimli derleme kitapta yayınlanmıştır.

Özet[düzenle | kaynağı düzenle]

Batı Kıta Wesyrim'in doğu yarısında bulunan ve kıtayı kuzeyinde bulunan Adura Körfezi'nden başlayarak Uzungeçit'e kadar yaran Ulu Dağlar'ın batı tarafında yaşayan bir derigiyen kabilesinin en küçük üyesi olan ufak bir çocuk yaklaşan kış karşısında kabilenin diğer üyeleri olan anne ve babasının çaresiz kaldığını bilmekte ve kışı atlatıp atlatamayacaklarına dair olan endişelerini paylaşmaktadır. Fazlasıyla uzun süredir yağan yağmur bölgeyi giderek daha elverişsiz hale getirmiş, bölgeye çocuğun dedesi zamanında yerleşmeye başlamış köylüler de onun kabilesine kötücül gözüyle bakmaktadır. Çocuk hastadır ve güçten zayıf düşmüş durumdadır. Tatlı bir hüzünle bir kral geyiğini avlamaya çalışırken ölmüş olan büyükbabasını hatırlar ve onunla anılarını düşündükten sonra derin bir uykuya dalar.

Çocuk uykusunda içgüdüsel olarak deri değiştirip, ruh eşi olan Palamut'un suretine bürünür. Palamut, çocuğun kabile üyelerinin deri değiştirdiği kendi ayılarının aksine görece daha ufak bir dağ ayısıdır. Onun derisine büründükten bir süre sonra dayanılmaz bir acı duyan ve çığlık çığlığa uyanan çocuğu annesi onun acısını çalarak sakinleştirir. Daha sonrasında kendi ruh eşi olan ayısı Çamur ölmüş olmasına rağmen acısını çalmak ve oğluyla olan bağını korumak için yapılmaması gereken bir şey yapıp Palamut'un derisini giymeye çalışır. Bunun sonucunda çektiği dayanılmaz acı sebebiyle titreyen, damarları belirginleşen ve gözü dönen annesini korumak için çocuk Derinkan Ayini'ne başvurur. Annesi kendine geldiğinde çocuğa kızar ve onun kanında yeterince Kudret olmadığını söyler.

Yine de oğlunun acısını ve doğal olarak hastalığını çalmış olan anne kısa sürede giderek hastalanır ve güçten düşer. Tanrılara ne kadar dua etse de sonunda bir gece uykusunda ölür. Daha sonra kendi içine kapanan ve çocukla ilgilenmeyi bırakan babası yüzünden çocuk yaşadıkları mağaranın içerisinde işlerle uğraşır, sorumluluk üstlenir, mağaraya dolan yağmur suyunu temizler ve mağarayı yaşanabilir tutar. Artık sadece nadiren kendi ruh eşi olan Bozyaban'a deri değiştiren ve birkaç ufak kuş avlayan baba bir süre sonra tıpkı anne gibi ölür. Çocuk onun bedenini mağaranın önündeki düzlüğe, annesinin, büyükbabasının ve büyükannesinin yanına gömer ve naaşın üzerini taş parçalarıyla örter.

Artık kendi başına kalan çocuk çok sevdiği palamutları yer, kabuklarını kaynatır hatta kışlıkları bitirdiğinde büyükbabasını öldüren ve boynuzları mağaranın duvarına asılı olan kral geyiğinden kalanları bile yer. Sonunda başka çaresi kalmadığında öleceğini düşünerek uyumaya başlar. Bir gün uyandığında kendini Palamut'un derisinin içinde, bir kral geyiğinin etini koparıp yerken bulur. Daha sonra daha fazlası için ava çıkar ve eskiden suyla dolu olan, artık çamurdan oluşan Çamur Nehri'ni geçmeye çalışır. Nehrin karşı tarafına zorlukla geçtiğinde bir kurt sürüsünün saldırısına uğrar ve onlarla beceriksizce mücadele etmeye çalışır. Kurtlar önderleri olan yaşlı ve kızıl bir kurdun çarpışmayı bitirmesiyle onu rahat bırakır ve uzaklaşır. O ana kadar her gece mağaranın ötesindeki dağlarda yankılanan kurt ulumaları bir daha duyulmaz.

Çocuk öyle ya da böyle avlanarak kışı atlatır. Günah olanı yapıp deri değiştirmeden, kendi bedenine geçmeden önce Palamut'u Kutsal Mağara'ya bile sokar. Bu tehlikelidir zira Palamut son birkaç haftada anormal şekilde büyümüştür ve ona deri değiştirdiği vakit çocuk yaratığın canını fazlasıyla acıtmaktadır. Karşı koyması hatta çocuğa saldırması muhtemeldir, yine de bunu hiçbir zaman yapmamıştır. Bir yıldan daha uzun süre, sürekli deri değiştiren çocuk zamanla benliğini kaybetmeye başlar ve ne zaman Palamut'un ne zaman kendi derisinde olduğuna karşı algısını yitirir. Bir gün çıktığı bir av sırasında Çamur Nehir'i geçmeye çalışır fakat giderek artan çamura sıkışıp kalır. Ne kadar süre saplanıp kaldığını bilmediği çamur havuzunda çamur başta bileklerine uzanmasına rağmen bir süre sonra neredeyse onu boğacak seviyeye gelmiştir. Çocuk buna rağmen onun derisinden kopup kendi bedenine dönmeyi bir an bile düşünmemiştir, ki zaten bu artık imkansızdır.

Bir süre sonra savaşmayı bırakır ve benlik, zaman gibi algılarını tümüyle kaybeder. Onu kendine getiren şey ince bir çubukla çamuru eşeleyip onun suratına dokunan bir kız çocuğu olmuştur. Kız başta Palamut'un gözlerini gördüğünde ondan korkmasına rağmen daha sonraları ona yardım etmeye, onun içinde sıkıştığı çamuru eşeleyerek onu sıkıştığı yerden çıkarmaya çalışır. Üç gün boyunca uğraştıktan sonra Palamut, Çamur Nehri'nden kurtulur ve karşılığında kızı kaçırarak mağaraya götürür. Mağaraya gireceği sırada ardı arkası kesilmeyen, sonu bir türlü gelmeyen ve mevsimlerdir dur duraksız yağan yağmurun artık yağmadığını fark eder.

Karakterler Listesi[düzenle | kaynağı düzenle]

Görünenler:

Bahsedilenler:

Bahsedilenler Listesi[düzenle | kaynağı düzenle]

Olaylar:

Mekanlar:

Terimler:

Ardında Bıraktıkları[düzenle | kaynağı düzenle]

Palamut Kral öyküsü derigiyenler, Bataklık bölgesinin daha önceki durumu gibi pek çok soru işaretini cevapladığından bahsedilebilir. Yine de ardında daha az soru işareti bıraktığını söylemek zordur. Örneğin devamlı yağıp bitmeyen yağmur, çayırlık, güzel bir bölgeyi devasa bir bataklığa çevirmiştir fakat bu yağmurun nedeni hakkında bir bilgi verilmemiştir. Ayrıca öyküde bahsedilen koyut ağaçlarının muhtemel olarak bataklık meşeleri olduğu düşünülebilir zira seri boyunca Bataklık bölgesinde koyut ağaçları bulunduğundan bahsedilmemiştir. Bunun haricinde kanda olduğu bahsedilen Kudret'in neye dayandığı, gerçek olup olmadığı bilinmemektedir.

Palamut, Ulu Dağlar'ın uçurumlarında

Öykünün sonuna doğru bahsedilen kızıl tüylü kurdun öykünün başında bahsedilen ve çocuğa gülümseyen kurt olması mümkün olduğu gibi bu, çocuğun kanında gereğinden fazla kudret bulunduğundan onun farkında olmadan çevresinin bilincini ve algısını değiştirerek aurasal bir deri değişimi yaşadığının bir göstergesi olabilir ve kurtlar, Palamut'a saldırmayı bu yüzden de bırakmış olabilir. Zira çocuk, tehlikeli olduğu söylenen Derinkan Ayini'ni yaptığında zarar görmemiştir veya öyküde bir derigiyen olmayan diğer tüm karakterlerin gözlerine baktığı vakit onlara istediğini yaptırabildiği detaylar mevcuttur. Örneğin; Palamut'un derisinden kendi bedenine deri değiştireceği vakit onu tehlikeli olmasına rağmen mağarada tutmaktan çekinmemiştir ve Palamut, çocuğa hiçbir zaman zarar vermemiştir. Aynı şekilde Küçük Kız karakteri onu sıkışıp kaldığı Çamur Nehri'nde bulduğunda başta çok korkmuş, daha sonra Palamut'un gözlerine bakarak ona yardım etmiştir.

Öyküde birden fazla kez Kral Geyik vurgusu yapılır, bu çocuğun daha sonra Palamut Kral olacağının bir iması olabileceği gibi aynı zamanda bir çeşit kabile kralı olması mümkün olan büyükbabasına da bir gönderme olabilir. Tüm bunlar haricinde Kral Geyik neredeyse Palamut Kral kadar eski olan Aldmont Hanedanı'nın armasında bulunmaktadır.

Ulu Dağlar'da yaşadığı bahsedilen kurtların bir başka derigiyen kabilesi olması mümkündür.

Çocuğun ilerideki hayatında nasıl Palamut Kral'a dönüştüğünden bahsedilmez. Yine de onun soyunu devam ettirmek istemesi, muhtemelen hikayenin sonunda küçük kızı çalma nedenidir. Ayrıca Palamut Kral karakterinin gerçekten bir kral mı yoksa dağlarda yaşayan yarı mitolojik, efsanevi bir karakter mi olduğu doğrudan belirtilmemiştir. Buna karşın bölgede kurulduğu düşünülen ve neredeyse bin yıl hüküm sürmüş bir Palamut Krallığı'ndan pek çok kez bahsedilir.

Arkaplan[düzenle | kaynağı düzenle]

Öyküde bahsedilen karakterlerin Hayao Miyazaki'nin kaleminden çıkmış olan Mononoke-hime isimli mangaya dayanması mümkün olduğu gibi Türk Mitolojisi'nde bulunan Türeyiş Destanı'ndan esintiler barındırması da mümkündür. Ancak ikisi hakkında da doğrudan bir açıklama bulunmamaktadır.